| |
Sevgili Tıbbiyeliler, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin tarihinde önemli bir dönem başlamıştır. Bugün, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin öğrencilerini ilk kez Çanakkale’de eğitime kabul etmenin büyük coşkusunu ve gururunu taşıyoruz.
Gençlerimizi; çok boyutlu ve eleştirel düşünebilen, araştıran, sorgulayan, tartışan, çözümleyici varsayımlar geliştirerek, akılcı davranabilen, ileri görüşlü, yaratıcılığı gelişmiş, bilgiye dayalı düşünce üretebilen, etik ve moral değerlere sahip, ulusal değerlere bağlı, her koşulda ülke yararını gözeten hekimler olarak yetiştirme ilkesiyle çalışmalarımızı başlatıyor ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesinin kurucu öğretim kadrosu olmaktan onur duyuyoruz. Bizler bugünlere gelişimizde emekleri bulunan hocalarımızı ve eğitim yuvalarımızı kalplerimizde nasıl büyük bir saygı ve gururla taşıyorsak, öğrencilerimizi de bu gurura sahip hekimler olarak yetiştirmeyi esas görevimiz biliyoruz.
Hekimlik, aklını bilimin ışığına, gönlünü insan sevgisine teslim etmiş ve yüzyıllardır kutsal değerlerle birlikte anılan bir meslektir. Beyaz önlük beyaz ve temiz bir yürek demektir. Her türlü mesleki zorluklara, sonu olmayan teorik ve pratik eğitim ve uygulama süreci gibi yoğun ve hatta kimi zaman yıpratıcı olabilen yaşam biçimine rağmen hekim kimliğinin ayrıcalığı, mesleğin yüksek ruhsal doyumunda gizlidir. Bu doyum, hekimin, insan yaşamına ve haklarına gösterdiği saygı ile de doğrudan ilişkilidir.
Kuruluşumuz aşamasında, yeni kurulan Tıp Fakültelerinde yaşanılan eğitim ve hizmet kusurlarından kaçınmak için; hukuka, tıbbi deontolojik kurallara, etik ilkelere, bilimsel gereklere uygun titiz bir çalışma yürütüyor ve seçici davranıyoruz. Gösterdiğimiz özene paralel olarak, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanan değerli öğrencilerimizin; Türkiye’de hemen herkesçe bilinen 12 köklü tıp fakültesi arasında yer bulan seçkin ve nitelikli öğrenciler olduğunu görüyoruz. Türkiye’de 54 tıp fakültesinin var olduğunu düşündüğümüzde; Bu seçkin öğrenci topluluğuna karşı, eğitim açısından sorumluluğumuzun farkında olduğumuzu önemle belirtmek isterim. Tıp Fakültemizde kadrolaşma ölçütlerimizi, hem iyi hekimler hem de iyi sağlık eğiticileri olma gibi temel mesleki değerlerimize dayandırıyoruz. Bugünkü kadromuzla sahip olduğumuz iyi değerler, hem öğrencilerimiz hem de öğretim elemanlarıyla giderek artan bir ivmeyle gelişecek olan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesinde kuşaktan kuşağa aktarılmasını umduğum ana değerlerdir. İyi hekimler ve iyi sağlık eğiticileri olarak, tıptaki gelişmeleri yakından ve sürekli takip eden, çalışmaları yalnız Türkiye’de değil dünyaca bilinen ve önemsenen öncü bir Tıp Fakültesi olma yönünde istekli ve iddialıyız. Bu bakımdan asla mütevazi olmadığımızın altını çizmek isterim. Öğrenci sayımızın azlığını hoca öğrenci ilişkileri ve eğitim açısından ayrıcalık ve avantaj olarak görüyoruz. Türkiye’de tıp fakültelerinde öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı ortalaması 3.6 dır.İstanbul tıp fakültesi ve Cerrahpaşa Tıp fakültesinde bu oran 4.4’ lerdedir. Biz de sadece 1. sınıf öğrencilerimize özgü bu oran 1.2’nin altındadır. Diğer öğrencilerimizi de Cerrahpaşa’dan aldığımızda öğretim üyesi başına düşen öğrenci oranımızı 3 ün altında tutacak şekilde bir kadro politikası izliyoruz. Nitelikli bir tıp eğitimi için gerekleri; az öğrenci, iyi bir fiziki alt yapı ve olağanüstü sıcak, etkin öğrenci-öğretim üyesi iletişimi olarak sıralayabilirim. Biz kurucuların heyecanı, genç ve kutup yıldızı arayan öğrencilerimizin heyecanı ile buluştuğunda bizi kimse tutamaz diye düşündük. Ve bu heyecanla yola çıktık.
Tıp, doğruluğu ve başarıları tüm ulusu ilgilendiren uygulamalı bir bilimdir. Bilindiği gibi; Tıp Fakülteleri, eğitim ve araştırmaların yanı sıra, sağlık hizmeti de vermektedir. Yalnız tedavi edici hekimlik değil koruyucu hekimlik uygulamaları da verilen hizmetin bir parçasıdır. Hizmetin niteliği yönünden bölgenin sağlık alanına yönelik beklentilerini bilmek gereklidir. Bu bağlamda Halk Sağlığı Anabilim Dalı’mızca “Çanakkale’nin sağlık öncelikleri” başlıklı çalışmamızı tamamladık. Çanakkale halkının beklentilerini anladığımızı ve bu beklentilere yanıt verebilmek için özel bir dikkat göstereceğimizi vurgulamak isterim.
Değerli konuklar, çoğunuz, Çanakkale’de bir Tıp Fakültesi düşleyen ve hayata geçmesini sağlayan kişinin Prof. Dr. Ramazan Aydın olduğunu biliyorsunuz. Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Ali Akdemir döneminde de, yönetim, insan kaynakları ve finans yönünde bu güne gelmemizi sağlayan önemli adımlar attık.. Destekleri her alanda ve sürekli olan öncü ve özverili öğretim kadromuza, tüm üniversite ve fakültemiz personeline teşekkür ediyorum. Öğrencilerimizin değerli anne ve babaları zaten gurur duyduğunuz seçkin evlatlarınızın zorlu tıp eğitimi süresince nasıl değiştiklerini, nasıl geliştiklerini izleyeceksiniz. 6 yıllık eğitim süresinin sonun da uluslar arası kabul gören diplomaları ile onları, insanı en yüce değer kabul eden sorumluluk sahibi hekimler olarak göreceksiniz. Sevgili tıbbiyeliler mesleğimizi, değerlerimizi, Tıp fakültemizi ve Üniversitemizi sizlere emanet ediyoruz onları yüceltin. Hepinize başarılı ve verimli bir eğitim dönemi diliyorum.
|
|